29 Mayıs 2010 Cumartesi

GİZLİ ÖRGÜT VE TARİKATLARDA TOPLULUK BİLİNCİ


TOPLULUK(CEMAAT) BİLİNCİ VE TOPLUM BİLİNCİ




Topluluk(cemaat) bilinci: bireylerin aralarındaki görev, sorumluluk ve hakların farksızlaştığı, ayrım gözetilmediği; her bireyin diğerini, hak ve sorumluluklar, ödevler konusunda kendinde gördüğü (kardeşlik) durumlarıdır. Yetki ve buyruk vardır ancak bunu kendi öz sorumluluğu olarak görür ve özgürce, içsel iradesi ile yerine getirir.
Topluluk(cemaat) bilinci duygusal (kardeşlik duygusu) bir birlik niteliğindedir, çünkü bireylerin birbirlerine bağlılığı (kardeşlik) sevgi ve inanç öğelerine dayanır. Bireylerin birbirlerine büyük bir sevgi ve inançla bağlılıkları aralarında çok güçlü bir dayanışma oluşturur. Bu dayanışmanın parçalanmayan, yüksek enerjisi ile çok büyük zorlukları ve düşmanlıkları aşmak kolay ve olanaklı olur. Topluluk (cemaat ) bilincinde toplumlara sahip olmak bütün iktidar sahiplerinin, siyasetçilerinin ve bireylerin ideal amaçlarıdır.


Bu bağlamda tüm şiddetli ulusal duygu bağı ile birbirine bağlı toplumlar, aşırı dinsel duygu bağı ile birbirine bağlı toplumlar, şiddetli ideal toplum hedefi duyguları ile birbirine bağlı toplum ve siyasal gruplar topluluk bilinci taşırlar; toplumsallık bilincinin, ortam ve koşullarla uyumlu bulundukları ve bireylerine yararlı oldukları sürece olumlu görünümleridir. Ancak topluluk (cemaat) bilincinin ve örgütlenmesinin, toplumsal süreç içinde genelde olumluluğunu sürdüremedikleri görülür. Duygusal ağırlıklı bir toplum olduklarından ortam ve koşullara, çevreye uyum sağlayamazlar ve bilinçli bir toplum değildirler.


Bazı topluluk örgütlenmeleri ve bilinçlilikleri ise doğrudan topluma karşı olarak kuruldukları görülür. Bunlar doğrudan açık toplumun düşmanıdırlar ve kendi örgütlerine çıkar sağlamak için kurulmuşlardır. Genel olarak gizli olarak kurulan tüm örgüt ve tarikatların yapılanmaları bu nitelikleri taşırlar. Bazıları toplumun yararına, üstün iyiye sahip ideal topluma ulaşmak amacı ile kurulmuş olsalar da sonuçta içindeki toplumun düşmanı durumundadırlar. Genelde ise üyelerine çıkar sağlamak için kurulmuş, toplum bilincine karşı topluluk bilinci taşıyan örgütlenmelerdir. Bağlılıkları topluluk üyelerinedir, açık toplumun ise her bireyinin düşmanıdır.


Topluluk bilincinde bireylerin birbirine duyulan sevgiyi, inancı, güveni ortaya çıkaran ortak yüksek düşünsel hedeflere, amaçlara ulaşmak için zorlukları yenmede birbirlerine inanmak ve güvenmiş olmaktan ileri gelir. Topluluk bilinci, toplumun diğer gruplarına karşı çıkan karşı bir grubun eylemidir. Çeteleşme, ayrımlaşma, sınıflaşma ve çatışma bu düzenin nitelikleridir. Bir düşmana karşı olarak ortaya çıktıklarından, bir düşmanla çatışma durumunda varlıklarını sürdürebilmektedirler, bu da toplumsal yaşamda çatışma ortamı yaratan ve toplumla çatışma durumunda olan bir grup olarak kendilerini ortaya koyar.




Her topluluk (cemaat) bilinci zaman içinde, ortaya çıkan yeni ortamlara bağlı olarak değişir; ilişkilerin zorunluluğu katı kural ve yetkilerle donatılı düzenlere dönüşür. Yaşamın katı ve sınırsız çeşitlilikteki ilişkileri duyguların ötesinde sistemli yasalarla düzenlenmesini gerektirir, ödev ve sorumlulukların yerine getirilmesini gelenekleştirir ve alışkanlık durumuna getirir.


Bu zorunlu eylemler toplum durumunda yaşamanın gerekli bilincini oluşturur. Toplumsal yaşama bilinci, yaşamın gerçek anlamda sürdürülmesi için topluluk bilincinden daha kapsamlı ve zorunludur. Topluluk (cemaat) bilincinde ilişkilerin zamanla düşmanlığa dönüşmesi ve iç çatışmaların çıkması olasılığı daha fazladır, nedeni zorunlu, nesnel yasalarla ilişkilerin düzenlenmemiş olması, duygusal kural ve isteklere bırakılmış olmasındandır.


Toplumsal bilince ne değin kısa süre de ulaşabilirlerse, toplumsal yaşam o değin kısa sürede dinginliğe ulaşmış olur.






İsmail İNCİ, 29/05/2010
www.iinci.blogspot.com
bgi.inci@mynet.com
bgi.inci@hotmail.com



Hiç yorum yok: