29 Mayıs 2010 Cumartesi

TAPINAKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI VE SÜRECİ


TAPINAKLARIN DEĞİŞİM SÜREÇLERİ




İnsan, dini inançlarla varlaşan bir varlıktır. İlkel yaşantısını sürdürürken çok tanrılı bir dini inanç sistemi oluşturmuştur. Varlığının ilk evrelerinden başlayarak geliştirdiği bu inanç sistemi yer ve zaman olarak birbirinden çok ayrı konumlarda, coğrafyalarda olmalarına rağmen her toplumda görülür. İnsan düşünce birikim ve uygarlığının gelişmesi ile birlikte dini öğeler de gelişir. Dinsel inancın gelişmiş biçimi olan tek tanrılı dinlerin inanç ve törenlerinde tüm dinsel süreç içinde oluşan düşünce ve inançların etkileri ve unsurları vardır. İnsan türünün varlığı sürdüğü sürece, dinsel inanışın varolacağını görebiliriz: Din insan yapısının ayrılmaz bir parçası durumundadır.


İlkel insan, varlığının ilk yıllarından başlayarak tanrılara tapınmak için, yer ve zaman kavramı düşünmeden, içgüdüsel davranış biçimleri ile tapınmasını yapar. Tapınmak için özel bir törene ve bu törenleri düzenleyip yönetecek din adamlarına gerek yoktur. Arap kabileleri de tapınmak için bir yer ve zamana gereksinim duymamışlardır. “Allah, bizim gibi bir şahsiyete sahiptir ve kendisine az çok boyun eğen canlılar alanının dışında bulunur. O’na gök yüzünün ve yeryüzünün yaratıcısı ve son derecede yüce ve akıllı bir kimse gözüyle bakılırdı; yağmuru o gönderir, dünyayı o yönetirdi. Rahipleri yoktu ve O’nun için tapınaklar inşa edilmezdi.” İslam Tarihi, Reinhart Pieter Anne DOZY, s.12


Tanrıları memnun ederek hoşuna gitmek, böylece öfke ve felaketlerinden ve diğer kötülük yapan doğa ve varlıklardan korunmak; tanrıların yardımlarını sağlamak için özel tapınma törenlerinin düzenlenmesi ve bu törenleri düzenleyecek aracı kişilere (din adamlarına) gereksinim duyulması ile tapınaklar yapılmaya başlanır.


Antik çağda mitolojinin egemen olduğu dini inançlara sahip toplumlarda ve bu toplumlarda yerleşen dinsel geleneklerle ortaya çıkan tek tanrılı dinlerde (Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet) tapınak inşaatına büyük önem verildiği görülür. Antik çağda Mitolojideki tanrılara inanan ve tapan insanlar yerleşim yerlerinin merkezlerine, inandıkları ve tapındıkları her tanrı için ayrı ayrı tapınaklar inşa etmişlerdir. Özellikle Apollon adına ülkenin her yerine çok büyük tapınakların yapıldığı görülür. Tek tanrılı dinler, tek bir tanrıya tapınıldığı için bir çok ad altında değil de tek bir ad altında tapınaklarını inşa etmişlerdir: Ülkelerin yerleşim yerlerine Apollon, Artemis..vb ad altında tapınaklar inşa edilirken, Kilise, camii vb ad altında tapınaklar inşa edilmeye başlanmıştır.


Tapınak yapıtları salt tapınma yerleri değildir; inananların korunduğu sığınaklardır, birbirleri ile yardımlaştıkları yerlerdir. Özellikle tek tanrılı dinlerin inşa ettiği tapınaklar tapınma törenlerinin yanında, topluluğun toplanma, bir araya gelme, görüşme, danışma, eğitimleşme alanları olarak örgütlendiği görülür. Tapınaklar dinsel inancın ve birliğin vazgeçilmez temellerini oluştururlar. Dinlerin inançlarının ayakta kalması ve sürekliliği her dine özgü tapınakların varlığı ile gerçekleşmiştir. Bu nedenle her din kurucusu ve yerleşmesini sağlayıcı önder tapınaklarının inşasına hemen başlamış ve dini yaygınlaştıkça tapınaklar da dinin yayıldığı bölgelerde inşa edilmiştir.


İsmail İNCİ,28/05/2010
www.iinci.blogspot.com
bgi.inci@mynet.com
bgi.inci@hotmail.com





Hiç yorum yok: