30 Eylül 2011 Cuma

DOLAR VE ALTININ GELECEKTEKİ DEĞER DEĞİŞİMLERİ




ALTIN VE DOLARIN DEĞERİNDE 

ALÇALIŞ VE YÜKSELİŞLER: DOLAR VE 

ALTININ KÜRESEL DEĞİŞİM ARACI 

OLARAK DEĞERİNİN BELİRLENMESİ VE 

DÜNYA EKONOMİSİNE ETKİLERİ 




Ekonomik Değerlerin Piyasa Türleri:
Ekonomik değerler üç tür piyasa oluştururlar. a) Mal ve hizmetlerin oluşturduğu, ürün piyasaları, b) Arazi, konut..vb taşınmazların  oluşturduğu gayrimenkul veya emlak piyasaları, c) Bu iki piyasa değerlerini kaydi olarak temsil eden değerlerin oluşturduğu mali piyasalar. Mali piyasalar da, piyasa içinde kullanılan araçların varlıklarına bağlı olarak para piyasaları (döviz piyasası) ve  menkul değerlerin oluşturduğu menkul değerler (hisse senedi, tahvil, bono..vb) piyasalarıdır .

Piyasaların Reel ve Spekülatif Değerlenmeleri:
Tüm adı geçen bu piyasalarda gerçek(reel) değerin oluşması, gereksinmelere bağlı olarak ortaya çıkan arz ve taleplerin toplamına bağlıdır. Ancak, aşırı kar ve çıkar eylemleri tüm piyasalarda yapay(spekülatif ) arz ve talep toplamları oluşturarak gerçek değerin yerine spekülatif değerin piyasalara egemen olmasına neden olurlar.

Ürün piyasalarında ürünlerin gerçek değerlerini ortaya çıkaran arz ve talep yapısının piyasada egemen olmasını sağlayacak koşullar yasalarla düzenlenmiştir. Özellikle haksız kazançların büyük ölçüde nedenleri olan karaborsacılık ve tekelcilik çağdaş piyasalarda yasalarla yasaklanmıştır. Toplumun ekonomik yapısını, düzenini bozan ve toplumsal adaletin yerine getirilmesinde sorunlara yol açan bu ticari eylemleri önleyecek hukuk düzeni kurulmuştur.

Ürün piyasalarında reel piyasanın oluşumu yasalarla sıkı olarak disipline edilerek düzenlenebilmiş olmasına karşın, çağdaş toplumlarda çok genişlemiş olan ve çok büyük ölçülerde işlemler yapılarak ekonomik yapının çok büyük bölümünü oluşturan mali piyasaları-menkul değerler piyasaları- disipline edebilmek çok büyük zorluklar taşımaktadır. Bu piyasalarda spekülasyon yaparak arz ve talep toplamlarının değiştirilmesini önlemek, piyasanın reel olarak değerinin oluşumunu engelleyen spekülatörlerin eylemlerini yasal sınırlarla engellemek çok güçtür.

 Mali piyasalarda, özellikle şirketlere kaynak sağlayan hisse senetlerinin menkul değerler piyasasında alım satımları, şirketlerin ürünlerinin ürün piyasalarındaki değerlerinin gereksinmeleri karşılama kapasitelerinin çok üstünde veya çok altında, menkul değerleri yönlendirilerek oluştuğu görülür. Bu piyasalar, şirketlerin ürün piyasaları ve gayrimenkul piyasaların reel değerlerinden uzaklaştığı, rekabetin kurallarının salt daha fazla kar elde etmek olduğu, apayrı bir dünyalardır.

Mali Piyasaların Spekülatif Değerlerinin Ekonomi Üzerindeki Olumsuzlukları:
Denetimi tam olarak sağlanamamış, kuralları konularak disipline edilememiş bu piyasaların ekonomilerin zenginliklerinin ölçüsü olarak görülmesi büyük yanılgıdır. Bu piyasalar, ürün piyasaları ile bütünleşik olarak kendi reel değerlerini yansıtabildikleri ölçüde ekonomilerin gücünün göstergesi olurlar. Bu piyasalarda spekülatif değer oluşumları, çoğu zaman ekonomilerde finans krizi olarak ortaya çıkar. Menkul değerler piyasasına bağlı olarak elde edilen karlarla yapılan harcamalara dayanan ekonomiler, gerçek ürün üretmeyen piyasalar durumuna gelme gerçeği ile yüz yüze kalırlar.  Üretmeyen, salt menkul değerlere dayanan gelirler, ani borçluluk durumlarına, ani yoksullaşmalara, ekonomik çöküntülere neden olurlar. Menkul değerler piyasalarında oluşan ürünlerin (araçların) değer değişmelerinin etkileri, mal ve hizmet ürün piyasalarında olduğu gibi kısa süreler içinde, aşamalarla kendini toplumda göstermez. Bu nedenle önlem alınmasında gecikmeler olur, ekonomileri bozucu etkileri ekonomik kriz niteliği taşır.

ABD ‘de ipotekli konut kredilerine(mortgage) bağlı olarak çıkan, 2006 yılından başlayarak Avrupa ve tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz mali piyasalarda oluşan bir krizdir ve sonuçta ürün piyasalarını da etkilemiştir. Menkul değerlerin, aşırı ve daha fazla kar elde etmek için spekülatif olarak reel değerlerinden uzaklaştırılması, çok güçlü görünümde alan bu piyasanın gerçek değeri ile yüzleşmesi sonucu, üretmeden aşırı tüketen bir ekonomik sistemin iflasıdır. Mortgage mali piyasalarında menkul değerlerin spekülatif olarak değerlerinin oluşturulduğu analizlerle açık olarak ortaya konulmuştur. Abartılan, gerçeği (reel değeri) yansıtmayan değerlemeler, komisyoncular ve ekspertizler tarafından artırılan komisyon primleri, kredi başvurularında yapılan değişikler, sahte kredi belgeleri, yapılan dolandırıcılıkların, sahtekârlıkların bazılarıdır. Spekülatörler tarafından 20.000 dolara satın alınan konut, değerlemesi hileli şekilde 80.000 dolara yapılmış, bu değerleme sonucunda sahte satış işlemiyle konut bedelinin % 80’i olan 64.000 dolar kredi kullanan spekülatör 44.000 dolar kar etmiştir. Kriz çıktıktan sonra icra yoluyla gerçek değeri 20.000 dolara satılan bu konuttan banka 64.000 dolar kredi kullandırdığından 44.000 dolar zarar etmiştir. 

Bugün Avrupa Birliği ülkelerinin bir çok ekonomisinde görülen durgunluk ve kamu açıklarının önemli nedenleri arasında, menkul değerler piyasalarında yapılan spekülatif değerlemeler, bu değerlemelerin yapıldığı açığa satış işlemleri, sonuçta üretmeden yapılan aşırı harcamalardır.

Menkul Değerler Piyasalarında Alınacak Önlemler:
Ülkeler ekonomik faaliyetlerini reel değerleri ile yürütebilmek için, mali piyasalarında, ürün piyasalarının reel değerleri ile uyumlu reel değerin oluşmasını sağlamaları gerekir. Ortaya çıkan reel değere göre üretim ve harcamalarını düzenlemeleri, faaliyetlerde bulunmaları, ekonomik krizlerden çıkmak için izlenmesi gereken yoldur.

Ekonomilerin gerçek değerinin oluşabilmesi ve doğru çalışabilmesi, sonuçta ortaya çıkacak ekonomik krizlerin önlenebilmesi için, ürünlerin değerlerinin oluştuğu piyasalardaki sıkı ekonomik faaliyetleri düzenleyen hukuki düzenlemelerin bu piyasalarda da yapılması gerekir.

Para Piyasalarında Spekülatif Hareketler ve ABD Doları:
Para piyasalarında da spekülatif değerlemeler çok görülür. Özellikle ABD doları üzerinde yapılan spekülatif değerlemeler çok sık yapılmakta, bunun sonucunda dünya ekonomilerinin üzerindeki dengeler bozulmaktadır.

Amerikan dolarının değerinin son günlerde yine aşırı olarak değer kazandığı görülmektedir. Dünyanın en çok borçlu ülkesi olan, cari açığı GSYİH’nın %6’ nı bulmuş olan bir ülkenin parasının değerlenmesi doğrudan, açık olarak yapılan spekülatif bir değer kazandırmadır. Dünya piyasalarında da aşırı olarak bollaşan doların değerinin devalüe edilmesi gerekirken, kurunun yükselmesi spekülatif bir hareketten ileri gelir.

1960 yılların başında olduğu gibi zaman zaman ABD’nin spekülatörlere ve sanayileşmiş ülkelere telkinleri ile ABD dolarının altın fiyatları sabitlenerek aşırı değerlenmesi sağlanmaktadır. Zaman zaman da doların piyasalarda bollaştığı ileri sürülerek,  altına yönelişle altın fiyatları artırılarak doların değeri düşürülmekte veya doların aşırı değerlenmesine karşı ABD,  dolar yönünden rezervleri zengin ülkelere telkinde bulunarak doların devalüe edilmesini sağlamaktadır.

Doların Dünya Piyasalarında Ortak Değişim Aracı Olarak Görülmesi:
Doların üzerinde aşırı olarak spekülatif değerlemeler yapılmasının nedeni doların dışsal etkiye sahip olmasındandır. Bir para biriminin dışsal olması, ortak değişim aracı olarak kullanılmasıdır. Bir paranın ortak değişim aracı olarak kullanılmasının temel kuralı: Sanayileşmiş ülke ile sanayileşmemiş veya sanayileşmekte olan ülkeler arasında sanayi malları ticaretinde, ihracat yapan ülkenin para birimi daha yaygın olarak kullanılır. Bu kural gereği dünyanın en büyük sanayisine sahip ABD’nin para birimi dolar, doğal olarak ortak para birimi olarak kullanılma yeteneği taşır.

Doların dış piyasalarda aşırı bollaşmasına rağmen devalüe edilmeyerek, tersine değerinin yükseltilmesi, doların dünya piyasalarında mal ve hizmet dolaşımında ortak para birimi olarak kabul edilmesidir. Altının ise dünya ekonomisinde dolaşım aracı olarak kullanılabilmesi, dünyada sınırlı miktarda oluşu nedeniyle olanaklı değildir.

Doların bu niteliğinin gereği olarak değerlenmesi dünyanın en büyük borçlu ülkesi olan ABD için, borçlarının ödenmesini kolaylıklar getirişinden büyük bir fırsattır. Üretim, dışsatım ve harcamalarının yapısı ile borçlarını ödenme sıkıntısı içinde olan ABD için, dolardaki kur artışının desteklemesi doğru bir karardır. Bu kararların uygulanmasında da dünya şirketleri, sanayileşmiş ülkeler de oy birliği ile ABD’nin yanındadırlar.

Doların Spekülatif Değerinin Oluşmasının Zararları:
Doların dünyada tek bir değişim aracı olarak kabul edilmesi, spekülatiftir ve geçicidir. Bu spekülatif olarak değerleme, dünyanın en borçlu ülkesini, üretmeden, dışsatım yapmadan salt dolar enjekte ederek ekonomisini yürütme alışkanlığına sokar. Bu ise çürük bir ekonomik yapıyı ortaya çıkarır ve ekonomik kriz kaçınılmazdır.

Doların reel (gerçek)değerinin üretime, ülkelerin ABD mal ve hizmetlerine olan taleplerine bağlı olarak oluşması gerekir. Spekülatörlerin yapay değerlendirmeleri geçicidir. Bir paranın gerçek konvertibilitesi temsil ettiği ürünlere olan talep ile ortaya çıkar. Doların gerçek değeri de, geçmişte ABD’nin sanayileşmedeki gücü ile ortaya çıkmıştır.

Dolardaki spekülatif kur artışları diğer ülkelerin harcamalarında, borç ödemelerinde, gelirlerinde, dışsatımlarında dengelerin bozulmasına ve ekonomilerinde enflasyon artışına neden olur. Dünya şirketlerinin aldığı kararlarla, spekülatif hareketlerle oluşan bu ekonomik olgunun doğru yönde değiştirilmesi gerekir.

Gelişen Ülkelerin Para Birimlerinin Değişim Aracı Olarak Kullanılması:
Sanayileşen, gelişen her ülke, ticaretinin bir kısmını, kendi para birimi ile gerçekleştirebilir; kendi para birimi karşısında doları devalüe ederek, aşırı değer artışını önlemesi gerekir. Dünyada tek bir para biriminin ortak kullanım aracı olarak kabul edilmesi, gelişmekte olan, sanayileşen ülkelerin para birimlerinin varlığını yadsımaktır, bu doğru bir tutum değildir.



İsmail İNCİ, 30/09/2011






Hiç yorum yok: