11 Temmuz 2013 Perşembe

ÖLÇEK EKONOMİSİ VE SOSYO-EKONOMİK ETKİLERİ



ÖLÇEK EKONOMİSİNİN TARIM VE HAYVANCILIKTA MALİYETLERİ AZALTICI ETKİSİ VE DEVLETİN SOSYAL-EKONOMİK İŞLEVİ ÜZERİNDEKİ ÖNEMİ


 

 
Tarım ürünlerinin ve hayvan yetiştiriciliği ile uğraşarak hayvan ve hayvan ürünlerinin üretimi ile yaşamını kazanan çiftçilerini çoğunun en büyük yakınması, tarım ve hayvancılık ürünlerinin üretiminde kullanılan girdilerin fiyatlarının çok yüksek olduğudur. Mazot, gübre, ilaç başta olmak üzere girdilerdeki fiyat yüksekliği çiftçileri, üretimden vazgeçirecek kadar yüksek maliyetler olarak göstermektedir. Tarım ve hayvancılık ürünlerinin üretiminde, ölçek ekonomisinin maliyetleri düşürücü ve geliri arttırıcı niteliklerinin öğrenilerek, ‘ölçek ekonomisinin bilincinin’ oluşması, bu alanda çiftçileri üretime teşvik ve motive edecektir. 

Sanayi ürünlerinin üretiminde de ölçek ekonomisinin maliyetleri düşürücü önemi tarım ve hayvancılık alanındaki üretimle eşit düzeydedir.  Ekonomik yaşamın önemli bir ilkesi olan ölçek ekonomisinin bilgisine sahip olmak ve uygulamak, ekonominin her alanında geçerli olumlu sonuçlar ortaya çıkarır.

ÖLÇEK EKONOMİSİNİN TANIMI VE SANAYİ ÜRÜNLERİ ÜRETİMİNDE GELİRİ ARTTIRICI NİTELİKLERİ:
En yalın tanımı ile Ölçek Ekonomisi; bir fabrika veya bir firmanın üretim kapasitesini daha fazla arttırdığında, birim ürün başına düşen üretim maliyetlerinin azalmasıdır.
Bir fabrikada, sabit maliyet (sabit sermaye) olarak adlandırılan üretim araç ve gereçleri, üretim teknoloji ve bilgisi sabit tutulduğunda, değişken maliyetler dediğimiz sermaye, hammadde, emek, pazarlama…vb.  diğer üretim girdileri artan üretimle arttırıldıklarında birim ürün başına düşen maliyetler düşer.
 
 


Örnek olarak sabit maliyetleri (sabit sermayeyi, üretim araç ve gereçlerini) 1000.000 (bir milyon TL) birim kabul edersek: 100 adet televizyon üretiminde kullanılan değişken maliyet 1000TL ise ortalama maliyet 1000.000+1000/100= 10010 TL  (onbin on TL) olurken üretim 500 adet televizyona yükseltildiğinde, kullanılan değişken maliyet 5000 ise ortalama maliyet 1000.000+5000/500=2010 (ikibin on TL) ye düşer.
 

Üretimde,  üretim ölçeğinin, hacminin diğer deyişle kapasitenin arttırılması ile birim ürün başına maliyetin düşmesinin ekonomik nedenleri vardır. Bu nedenlerin temel mantığı, üretim sürecinde sağlanan tasarruflara ve üretim teknolojinin, bilgisinin maliyetleri azaltıcı etkilerine bağlı olarak firmanın, belirli bir üretim aşamasından sonra, sabit ve değişken türde tüm maliyetler karşılanmış olarak veya ‘yok denecek düzeye’ düşmüş olarak, üretimini sürdürecek yeteneğe erişmiş olmasına dayanır.  (“ İşgücü yerine yüksek kapasiteli makinelerin ikame edildiği, sabit masrafların daha fazla ürüne bölünerek birim maliyetlerin düşürüldüğü durumlarda maliyet tasarrufları sağlanabilmektedir.” Tarımda Ölçek Ekonomisi, Yard. Doç. Dr Şule Işın, Prof. Dr Metin Talim )

Üretim ölçeğinde sağlanan artışlarla firmalar üretimde kullandıkları girdi malları daha avantajlı fiyatlarla temin ederler. Üretimde kullandıkları sermaye, teknoloji, stok…vb maliyetler daha düşüktür.  Üretimin boyutları, kapasitesi arttıkça üretim faktörleri olan araç gereç, işgücü daha rasyonel olarak kullanılarak üretimde bütünlük daha sağlanır. İşletmenin ve üretimin büyümesi ile girdilerin kullanımında ve çıkan ürünlerin pazarlanmasında kolaylıklar ve işletmenin yönetiminde tasarruflar ortaya çıkar. Üretim ve işletmenin büyüklüğünün optimum düzeye çıkması ile maliyetler en alt düzeye iner, kar optimum düzeyde gerçekleşir. Bu düzey arz ve talebin de optimum düzeyidir ve bu düzey korunduğu sürece sürekliliğini korur.  Talebin doyması ve pazarın düşmesi üretimin de düşmesine neden olur. İşletmenin yeni Pazar arayışını veya yeni üretim alanında üretimde bulunma arayışını ortaya çıkarır.

TARIM VE HAYVANCILIKTA ÖLÇEK EKONOMİSİ VE MALİYETLERİ AZALTICI ETKİSİ:
Tarımsal üretimde kullanılan mazot, ilaç, gübre, tohum başta olmak üzere tüm girdilerin fiyatlarının yüksek olması tarım ve hayvansal ürünlerin üreticilerinin gördükleri en büyük sorunlardır. Bu sorunlar pazarlama konusundaki zorluklarla birleştiğinde üreticiler, daha fazla mali zarara uğramamak için ürünlerini pazarlama gereği duymayarak yerinde bırakmakta ve bir daha üretimde bulunmak dahi istememektedirler. Bu olumsuz koşulların ve büyük bir rekabetin bulunduğu ortamda tarım ve hayvansal ürün üreticilerinin, sanayi ürünleri üreticileri gibi ölçek ekonomisi yaratarak, ürünlerinin maliyetlerini düşürmesi gerekir. Ölçek ekonomisi yaratmak üreticilere büyük fiyat avantajları ve piyasalarda rekabet etme gücü kazandıracaktır.

Tarımsal ve hayvansal ürünlerin üretiminde ölçek ekonomisinin sağlanabilmesi için, parçalı arazi yapısının varlığı, üretimin boyut ve hacminin arttırılmasını olumsuz etkilemektedir. Arazilerin toplulaştırılması ölçek ekonomisinin yararlarını yakalayabilmek için önemlidir. Ancak bahçe tarımı olarak niteleyebileceğimiz sebze bahçeciliği, seracılık ve meyve fidancılığına dayanan tarımsal üretimde, ölçek ekonomisinin getirilerinden yararlanmak için geniş arazilerin varlığı koşul değildir. Bu tür tarımsal üretimde ve aynı ortak niteliklere sahip hayvan yetiştiriciliği ve ürünlerinin üretiminde ölçek ekonomisinin yararlarının ortaya çıkması, üretimde kullanılacak teknolojilere (sabit sermaye=sabit maliyetlere) ve insanın sahip olduğu üretim teknik bilgilerine, becerisine dayanır. Tarımsal Teknik Bilgi, deneyim ve üretimde çalışma disiplini, iradesi üretimin kapasitesinin arttırılmasında ve ölçek ekonomisinin yararlarından yararlanılmasında temel koşuldur. Tarım ve hayvancılık alanında birim maliyetlerinin düşmesi bu sahip olunan, yüksek kapasitede üretim yapabilen teknolojik makineler ve teknik bilgiyle üretim yaparak, üretim hacminin artırılmasına bağlıdır.


 Örnek olarak domates üretiminde Sabit Maliyetleri (sabit sermayeyi, üretim araç ve gereçlerini) 100.000 ( yüzbin TL) birim kabul edersek: 1000 Kg domates üretiminde kullanılan değişken maliyet 1000TL ise ortalama maliyet 100.000+1000/1000= 101 TL (yüzbir TL) olurken üretim 10.000kg  domatese yükseltildiğinde değişken maliyet 10.000 ise ortalama maliyet: 100.000+10.000/10.000=11 (onbir TL) olarak gerçekleşir ve bu maliyet fiyatlara yansıtıldığında büyük bir rekabet ve gelir avantajı sağlar.

Küçük çiftçilerin ölçek ekonomi oluşturarak ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanmaları her zaman için olanaklıdır. Bunun için gerekli olan zihinsel değişimin gerçekleşmesidir. Çiftçi ailelerinin köyden kente göç etmeleri ölçek ekonomisine dayanan üretim anlayışını olumsuz etkilemektedir. Ulaşım araçlarının çoğalması, yolların iyileştirilmesi, büyük yerleşim yerleri ile tarımsal üretim alanlarını birbirine yakınlaştırmıştır. Tarımsal alanlarda yaşama koşullarının kent merkezleri ile benzeşmesi bu alanda üretim faaliyetlerini elverişli kılmaktadır. Kent yaşamı ile kırsal alanlardaki yaşamın birbirine yakınlaşması tarımsal ve hayvancılık alanında çalışmayı teşvik edici yöndedir. Bu, her iki bölgede ortak yaşayış anlayışının yerleştirilerek tarım ve hayvancılıkta üretim faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasına çalışılmalıdır. Güçlü çiftçi aile birliklerinin ortaya çıkması, üretimde optimum büyüklüğe erişmeyi ve üretimde kapasite artırmayı kolaylaştırır. Ancak işgücü yerine gelişmiş teknolojiye dayanan yüksek kapasitede üretim yapma olanağı veren makinelere sahip olmak ölçek ekonomisine ulaşmada daha etkilidir. 

Ürünlerin pazara ulaştırılarak satılabilir olması tarım ve hayvancılıkta ölçek ekonomisini kolaylaştırmıştır. 
 
 
 Çiftçi ailelerinin tarımsal alanda ve hayvancılıkta güçlü firmalar ve kooperatifler olarak birleşerek üretimde bulunmaları ölçek ekonomisinin yararlarından azami ölçüde yararlanmalarını sağlayacaktır. Böylece piyasalarda girdi fiyatlarını istenilen düzeye çekme güçleri ortaya çıktığı gibi, üretilen ürünlerini istenilen fiyatlara yakın fiyatlarla satma olanağını bulacaklardır. Bu birliklerin pazarlama şirketleri kurarak ürünlerini pazarlamaları hem yerli piyasalarda hem de uluslar arası tarım ürünleri piyasalarında, ölçek ekonomisinin getirdiği avantajlarla birlikte,  rekabet etme koşullarını güçlendirmiş olacaktır.

ÖLÇEK EKONOMİSİ KURALININ DEVLETLERİN SOSYO-EKONOMİK GÖREVLERİNİ YERİNE GETİREBİLMELERİNDEKİ ÖNEMİ:
İşletmelerin ölçek ekonomisinin maliyetleri azaltıcı etkisinden yararlanabilmeleri ve bu yararın süresinin en üst düzeyde uzatılması; bu süreyle ilişkili olarak işletmelerin varlıklarını optimum düzeyde sürdürebilmeleri, talebin optimum düzeyine bağlı olarak üretim faaliyetlerinde bulunabilmeleri koşuluna dayanır. Toplumda yeterli alım gücü bulunmayan toplumsal kesimlerin devlet tarafından sosyo-ekonomik görevini yerine getirerek, alımla desteklenmeleri, işletmelerin ölçek ekonomisi düzeyinde üretim faaliyetlerini sürdürmelerini sağlayacaktır. Bu destek ile devlet, sosyo-ekonomik işlevini yerine getirirken aynı zamanda işletmelere ve ülke ekonomisine de destek sağlamış olmaktadır.

Devletin bu desteğinin getirdiği ekonomide üretim-tüketim dengelerinin üst düzeyde sağlanması ve sürdürülmesi mantığı yine, üretim sürecinde sağlanan tasarruflara ve üretim teknolojinin, bilgisinin maliyetleri azaltıcı etkilerine bağlı olarak firmanın, belirli bir üretim aşamasından sonra, sabit ve değişken türde tüm maliyetler karşılanmış olarak veya ‘yok denecek düzeye’ düşmüş olarak, üretimini sürdürme yeteneğine eriştirmiş olmasına dayanır.

 

 

 

 

İsmail İNCİ,  11/07//2013


My facebook page:https://www.facebook.com/bgi.inci
My twitter page:https://twitter.com/ismailinci

 

 

Hiç yorum yok: