26 Nisan 2014 Cumartesi

30 MART 2014 YEREL SEÇİM SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ




30 MART 2014 YEREL YÖNETİMLER SEÇİM SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ


30 Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Yönetimler Seçimi öncesinde; iktidarla ilgili yolsuzluk, hırsızlık haberleri, ardından iktidarın hukuksuz uygulamaları, ülkedeki siyasal koşulları CHP’nin lehine geliştirmiştir. Siyasal koşullardaki iktidar aleyhine olan bu gelişmelere rağmen yerel seçimlerin CHP’nin beklemiş olduğu büyük oy artışı ile sonuçlanmadığı görülmektedir. Üç büyük partinin 30 Mart 2014 Yerel seçimlerinde almış oldukları Türkiye genelindeki oy oranları aşağıda olduğu gibidir.
AK PARTİ    %45.6
CHP             %29.6
MHP             %14.7

Bu oranlar 2011 genel seçimlerinde ve 2009 yerel seçimlerinde aşağıda gösterildiği gibi sonuçlanmıştır.

2011 YILI GENEL SEÇİM SONUÇLARI:
AK PARTİ  %49.9
CHP     :% 25.9
MHP    :e% 12.9

2009 yılı yerel seçim sonuçları Türkiye genelinde oy dağılımı:

AK PARTİ   %38.8
CHP            %23.1
MHP          %16.1

30 Mart 2014 Yerel Yönetimler seçimleri CHP açısından değerlendirildiğinde aşama aşama son üç dönemde oy oranlarının arttığı görülür: 2011 genel seçimlerindeki oy oranındaki artış 2.8’dir. 2014 yerel seçimlerindeki artış ise 3.7 gerçekleşmiştir. Bu oranlar göz önüne alındığında CHP’nin 30 Mart yerel seçimlerinde başarısız olduğu söylenemez. Ancak Ak Partinin hala büyük gücünü koruduğu ve 2009 yerel seçim sonuçlarına göre daha fazla il ve ilçede belediyelik kazanmış olması göz önüne alındığında CHP’nin bu başarısı gölgede kalmaktadır.

2009 yılında 45 il belediyesi 447 ilçe Belediyesi kazanan AKP, 2014 yılında 48 il Belediyesi ve 560 ilçe belediyesi kazandı. CHP 14 il belediyesi kazanırken, 162 ilçe belediyesinde de birinci parti çıktı. MHP de oyunu arttırmasına rağmen 2 il ve 25 ilçe belediyesini kaybetti.

Parti
     Büyükşehir
        İl
               İlçe
                Belde
             Toplam
AK PARTİ
         18
       32
              559
                 145
                754
CHP
          6
         7
              161
                 17
                191

Gezi olayları ve 17 Aralık olguna, bütün anti demokratik uygulamalara, ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına rağmen AKP önemli bir oy kaybı yaşamamış, CHP ve MHP oylarını önemli derecede arttıramamıştır. Hatta CHP’nin Ordu, Artvin, Antalya ve Mersin’deki belediyelikleri kaybetmesi nedeniyle, önemli bir kayba uğradığı bile söylenilebilir.

SEÇİMLERDE AKP’NİN BAŞARISININ, CHP’NİN BEKLENTİLERİ KARŞILAMAYAN SONUÇLARININ NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Seçimlerde AKP’nin seçimler öncesinde oraya çıkan yolsuzluk ve hırsızlık olaylarıyla ilgili bağlantılarına, dört bakanın yolsuzluk ve hırsızlıktan istifa etmelerine, ardından iktidarın tüm yargı ve güvenlik güçlerini baskı altına almak için hukuksuz yürütmelerine rağmen fazla oy kaybına uğramamasının ve ana muhalefet partisi CHP’nin beklenenin çok altında oylarını arttırmış olmasının bir tek nedeni değil çok çeşitli nedenleri vardır.

CHP Genel Merkezi, ülke geneline yayılan bir ‘Kitle Partisi’ olmak için yerel seçimlerde bazı Belediye başkan adayları ve meclis üyesi adaylarını sağ parti kökenlilerden ve seçimlere kısa bir süre kala belirlemiştir. Genel merkezin ve il yönetimlerinin yetkilendirildiği seçim listelerinde sağ parti kökenli olan belediye meclis üyelerinin ilk sıralara yerleştirilmesinin nedenleri seçmene açıklanmamış, bazı bölgelerde halktan kaçırılır gibi hazırlanan listeler son anda seçim kuruluna teslim edilmiş, CHP’li seçmenin tepkisi önemsenmemiş, listelerin üye sıraları tam olarak seçmene anlatılmamıştır.

Bu durumdan olumsuz etkilenen CHP’li belediye meclis üyelerinin açıklamaları, basında yapılan yayınlar CHP seçmenini olumsuz etkileyerek oyların MHP’ye kaymasına neden olmuştur.


Kitle partisi olmak için sağdan oy almaya dayanan bu seçim stratejisinde başarılı olunamamıştır. Tersine Balıkesir gibi bazı il ve ilçelerde gelen tepkilerle kendi tabanından, MHP’ye oy kayması ile oy kaybına bile neden olmuştur.

Ak Parti iktidarı örnek alınarak belirlenen Kitle Partisi olmak için mutlaka sağdan oy almak, bunun için de sağ partilerden aday belirlemek stratejisi yanlış bir belirlemedir. Çünkü AK Partiyi iktidara getiren ana neden uygulamış olduğu Kitle partisi olma stratejisi değildir. Ak Parti, büyük bir ekonomik kriz sonunda halk tarafından tek kurtuluş yolu ve ülkeyi yönetecek alternatifsiz parti olarak görülerek iktidara gelmiştir. Ak Parti iktidarı, ekonomik kriz nedeniyle ortaya çıkan büyük bir tepkiye bağlı olarak tüm önde gelen siyasetçilerin bir arada kenetlenmesi ile kurulmuş ve iktidar olmuştur. Her düşünceden, ideolojiden siyasetçilerin bulunuyor olması nedeniyle kitle partisi olunmamıştır.

Yeni CHP’nin ilke ve ideolojisi ile siyaset yaparak, her görüşten seçmenin koşulların getirdiği nedenlerle partinin ilkelerinin alternatif bir siyaset olarak benimsemesinin sağlanması kitle partisi olma yolunda doğru olan yöntemdir.
 İktidarın yolsuzluk ve hırsızlıklarını açığa çıkaran telefon konuşmalarının ortaya çıkması sonucu Gülen Cemaati ile İktidar arasında çıkan mücadelede Partinin, Gülen Cemaati ile iktidara karşı yürütülen propaganda ve siyasette yan yana gelmesi seçmende CHP ile Gülen Cemaati arasında siyasal bağ olduğu, CHP’nin parti ilke ve ideolojisinden sapma olduğu düşüncesini ve kaygıyı uyanmıştır. CHP’li seçmene ve laik-demokrat seçmenlere bu aynı tarafta siyaset yapmanın anlamının açıklanması gereği duyulmamıştır. CHP’nin Cemaat ile yakın ilişkiler içinde olduğu inancı CHP’ye yakın seçmen arasında kırılamamasıyla birlikte, seçim öncesinde Ergenekon ve  Balyoz davasından tutuklu olanların serbest bırakılması, bir kısım oyların MHP’ye kaymasına neden olmuş, diğer yandan ise AK Partiden oyların kopması sağlanamamıştır.

CHP’nin kendi parti ilke ve ideolojisi (Sosyal demokrat ideoloji) ile siyaset yapmanın önemi büyüktür. Sosyal Demokrat söylemlerle siyaset yapmak gereklidir
Seçimlerde parti ilke ve ideolojisi ile Genel siyaset yapılarak, yerel siyasette bölgedeki seçmenlerin sorunlarının çözümüne yönelik projeler anlatılarak siyaset yapılmalıydı.

Muhalefetteki CHP ve MHP seçmenle tam iletişim kurarak iktidarın yolsuzluk, hırsızlık ve hukuksuzluk alanlarındaki uygulamalarının ülke için zararlarını tam anlatamamış, halkı inandıramamıştır.

Yerel seçim sonuçlarında AK parti iktidarının yolsuzluk ve hırsızlıklarını açığa vuran telefon dinlemelerine halkın inanmamasında etken olan neden, dışişleri bakanlığında ulusal güvenliği ilgilendiren ve mit ile genelkurmay başkanının da bulunduğu toplantıdaki konuşmaların telefonla kamuoyuna sızdırılmasıdır. Bu telefon konuşması, toplumun hassas olduğu konularda, gizli olması gereken bilgilerin sızdırılmış olması, telefon konuşmaları yayınlarına karşı büyük bir tepki ortaya çıkarmıştır. Bu tepki, şeriat düzenini hedefleyen siyasal güçlere karşı halkın tepkisini yanına çekmek için şeriat yanlılarının camileri bile bombaladığını ileri süren ”camilerin bombalanması” stratejisine benziyor. Ulusal güvenliği ilgilendiren bu dinlemelerin iktidar tarafından bir strateji olarak halka sızdırılmış olma ihtimali yüksektir. Muhalefetin bu son dinleme olayını savunmaması, hatta iktidarın bir komplosu olduğunu seçmene anlatma yolunu seçmesi doğru olurdu
Seçimlerde daha verimli çalışma sağlanabilmesi için Parti içinde daha çok koordineli, kolektif, parti disiplini içinde çalışma gereği vardır.

Kırsal alandaki seçmenin birincil sorunlarının (işsizlik, tarım ve hayvancılıkta karşılaşılan sorunlar, kredi borçlarının ödenmesi…vb) çözümlenmesi siyaseti tam olarak seçmene anlatılamamış ve inandırılamamıştır.

Medyasız seçim kazanmak çağımızda olanaksızdır. Bu gerçek CHP’yi iktidar karşısında, yetersiz parasal kaynakları nedeniyle başarısız kılmaktadır. Medya İktidarın baskısından kurtulamamaktadır. Sonuçta iktidarın seçmen üzerinde yönlendirici etkisi daha çok ortaya çıkmaktadır. Seçmenin İktidara olan bağlılığının çözülmesi, iktidarın kıyaslanamayacak olan mali kaynakları; devlet olanaklarını kullanarak yapmış olduğu seçim çalışmaları, reklam, propaganda ve Yüksek Seçim kurulunun yasaklarına arasında olmasına rağmen seçim çalışmalarında dağıttığı promosyonlar nedeniyle sağlanamamıştır.

Partililerin Parti ilkeleri ve programında dahi partiyi eleştirmeleri, birbirlerini ve yönetimleri basının önünde suçlamaları, partide sürekli kavganın olduğu görünümü seçmende partiye olan güveni sarsmaktadır. Partide itaatin, disiplinin, ahlaki değerlere bağlı çalışmanın yerleştirilmesi, gelenekselleştirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenlere bağlı olarak halk henüz CHP’yi iktidar karşısında alternatif bir parti olarak görmemiştir.


EK:

CHP BALIKESİR/ALTIEYLÜL VE KARESİ İLÇELERİ 30 MART 2014 YEREL SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRME TOPLANTILARI SONUCUNDA ORTAYA   ÇIKAN GÖRÜŞ
 VE ÖNERİLER:



1) 30 Mart yerel seçimleri adaylarının belirlenmesi sürecinde, 2009 yerel seçimlerinde aday belirlenmesi sürecindeki yanlışlar yeniden yapılmış, benzer koşul ve nedenler aynı sonuçları ortaya çıkardığından 30 Mart yerel seçimleri de önceki dönem yerel seçimler kadar olmasa da olumlu sonuçlanmamıştır.
     Genel merkezin ve il yönetiminin yetkilendirildiği belediye meclis üyelerinin seçim listelerinin sıralanmasında CHP’li seçmenin tepkisi önemsenmemiş, listelerin üye sıraları tam olarak seçmene anlatılamamıştır.
      Başka parti kökenli olan belediye meclis üyelerinin ilk sıralara yerleştirilmesinin nedenleri seçmene açıklanmamış, halktan kaçırılır gibi hazırlanan listeler son anda seçim kuruluna teslim edilerek, basına ve seçmene açıklanmıştır. Bu durumdan olumsuz etkilenen belediye meclis üyelerinin açıklamaları, basında yapılan yayınlar CHP seçmenini olumsuz etkileyerek MHP’nin oylarını arttırmasının bir nedeni olmuştur.
      Büyük şehir belediye başkanı adayı, yanlış bir aday arama ve belirlenme süreci sonunda, seçim propaganda ve çalışmalarına az bir süre kala sağ kökenli bir aday olarak belirlenmiş, CHP’li üye ve seçmene bu durumun siyasi nedenleri açıklanarak alışması ve kabullenmesi sağlanmamıştır. Seçmen ve parti tabanı büyük şehir belediye başkanını benimseyememiştir.
2) İl yönetiminin, seçimlerde adayların belirlenmesi ve sıralanması aşamalarında genel merkez üzerinde görüşlerini açıklama ve etkileme çalışması yetersiz kalmıştır. İl yönetimi kendi içinde koordineli bir çalışmayı sağlayamamıştır. İl başkanı ile yönetim kurulundaki üyeler arasında kolektif çalışmalarda sorunlar vardır. Bunun sonucu olarak seçimlerde gerekli verimli çalışma gösterilememiştir.
3) Aday adaylarının belirlenme  süreci, sağ ideolojiden gelen adaylarla listelerde sıralarının değiştirilmesi, CHP seçmenini olumsuz etkilemiş, MHP’nin oylarını arttırmasının önemli bir nedenini oluşturmuştur.
4) Kırsal alandaki seçmenin birincil sorunlarının (işsizlik, tarım ve hayvancılıkta karşılaşılan sorunlar, kredi borçlarının ödenmesi…vb) çözümlenmesi siyaseti tam olarak seçmene anlatılamamış ve inandırılamamıştır. İktidarın yapmış olduğu yolsuzluk, hırsızlık ve hukuksuzlukları sürekli olarak seçim çalışmalarında açıklanmasına rağmen kırsal kesimdeki seçmenin bu duruma inanması ve bu durumu önemsemesi sağlanamamıştı
Sadece seçim zamanlarında, seçimlere iki ay kala köylere giderek yapılan seçim çalışmaları ile başarılı olmak mümkün olmamaktadır.
5) Eğitim düzeyi düşük kırsal kesimde olsun, eğitim düzeyi oransal olarak yüksek olan ilçe merkezlerinde olsun, parti ilke ve ideolojisi (Sosyal demokrat ideoloji) ile siyaset yapmanın önemi büyüktür. MHP’nin büyük şehir belediye başkanlığında başarılı olmasının imkansız olduğu inandırılamamıştır. Bu seçim çalışmalarında özellikle MHP’nin genel siyasi anlayışına karşı parti ilke ve ideolojisi ile hiç mücadele edilmemiş, bu durum MHP’nin oylarını arttırışının önemli bir nedeni olmuştur
6) İlçe yönetimi ile üyeler arasında tam bir bütünleşme sağlanarak tüm üyelerin seçim çalışmalarına katılımı gerçekleşmemiştir. Seçim çalışmalarının programlarının düzenli olarak yapılarak üyelere zamanında bildirilmesi ile seçim çalışmalarına tüm üyelerinin katılımı sağlanmalıd
7) Yerel yönetimlerle ilgili projeler hazırlanarak halka inecek şekilde anlatılmalıydı. Halktan ve CHP’li üyelerden habersiz, kapalı kapılar ardında kararlar alınmamalıdır. Kararlar üyelere açık tartışılarak alınmalı, tüm üyelerin kararların alınmasında katkısı sağlanmalı ve uygulanmalıdır. Yönetimlerde gençlere daha çok yer verilmelidi
8) Birbirimize, yönetimlere, Genel Merkeze hakaret ederek, başarılı olamayız. AK Partinin başarısının bir nedeni birlik ve bütünleşmeyi sağlamış olmasıdır. Partide bütünlüğün, birleşmenin, parti disiplinin sağlanması başarının önemli bir adımıdır.
9) Seçimlerde “güçlü görünmenin” önemi büyüktür. İl milletvekillerimiz, genel başkan yardımcıları, belediye başkan adayları ve belediye meclis üye adaylarının bütününün bir arada, halkın içinde seçim süreci içinde sık sık görünmeleri sağlanamamıştır.
İl milletvekillerimiz seçimlerde yeterince destek vermemişlerdir.
10) Seçim sandık başında görevliler belirlenirken, görevini özverili, bilinçli olarak yapacak üyelerden seçilmesi,  büyük önem taşımaktadır.
11) İktidarın yolsuzluk ve hırsızlıklarını açığa çıkaran telefon konuşmalarının ortaya çıkması ile Gülen Cemaati İktidar arasında çıkan mücadelede, Partinin Gülen Cemaati ile iktidara karşı yürütülen propaganda ve siyasette yan yana gelmesi, seçmende CHP ile Gülen Cemaati arasında siyasal bağ olduğu, CHP’nin parti ilke ve ideolojisinden sapma olduğu kaygısını uyandırmıştır. özellikle CHP’li seçmene ve laik-demokrat seçmenlere Gülen Cemaati aynı tarafta siyaset yapmanın anlamının açıklanması gerekirdi..Bu başarılamadığından CHP’nin Cemaat ile yakın ilişkiler içinde olduğu inancı CHP’ye yakın seçmen arasında kırılamadı
Seçmenin tepki oylarının MHP’ye  kaymasının önlenmesi ve AK Partiden oyların kopmasının sağlanabilmesi için parti ilke ve ideolojisi ile genel  siyaset yapılmalıydı.
12) Ortaya atılan ve sürekli propagandası yapılan MHP’nin oylarının önde olduğu algısı bir türlü kırılamadı. CHP seçmeninde bu algının kırılamamasında Halk TV’deki yayın ile Gözcü Gazetesindeki yazı etkide bulunmuştur. Bu algının kırılamadığı MHP’nin oylarını arttırmış olmasıyla açıkça ortaya çıkmıştır.
13) Medya’da sesini duyurmadan, medyasız seçim kazanmak çağımızda olanaksızdır. Bu gerçeğin gereği olarak, gazete ve TV yayınlarındaki reklamlarla CHP’nin propaganda ve reklamının yapılması yetersiz parasal kaynaklar nedeniyle sağlanamadı.
13) Seçmenin İktidara olan bağlılığının çözülmesi, iktidarın kıyaslanamayacak olan mali kaynakları; devlet olanaklarını kullanarak yapmış olduğu seçim çalışmaları, reklam, propaganda ve Yüksek Seçim kurulunun yasakları arasında olmasına rağmen seçim çalışmalarında dağıttığı promosyonlar nedeniyle sağlanamadı.
Genel merkezden gelen seçim yardımının yetersizliği nedeniyle görsel ve yazılı reklam verilememiştir.
14) Partililerin Parti ilkeleri ve programında dahi partiyi eleştirmeleri, birbirlerini ve yönetimleri basının önünde suçlamaları, partide sürekli kavganın olduğu görünümü seçmende partiye olan güveni sarsmaktadır. Partide itaatin, disiplinin, ahlaki değerlere bağlı çalışmanın yerleştirilmesi, gelenekselleştirilmesi gerekmektedir.
Seçim çalışmalarında ziyaret edilen bölgenin ve seçmenin analizinin yapılarak seçim konuşma ve propaganda yöntemleri belirlenmelidir. Bunun için Alan çalışması yapan görevlendirmeleri, analistler, anti propaganda uzmanları belirlenmelidir. Bazı konuşmalarımızla AK Partinin biz reklamını yaptık. Bu yanlışlıklara düşmemek için anti propaganda uzmanları ile çalışılmalıdır.
Partide küskünlükleri ortadan kaldırarak, bir ve bütün olarak, nitelikli insan gücümüze önem vererek çalışmalarımızı düzenlemeliyiz.
15) Genel siyaset ve yerel siyaseti birlikte yürütmelidir. Genel siyaseti parti ilke ve ideolojisi ile yapmalı, yerel siyasette bölgedeki seçmenlerin sorunlarının çözümüne yönelik projeler yapılmalı. Önümüzde yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Genel seçimlerine Olağanüstü kongreler yaparak yeni yönetimlerle girilmeli, başarısız görülen yönetimlerle başarılı olma anlayışından vazgeçmeli.
16) Yönetimlerde gençlere daha çok yer verilmeli, hatta artık gençler yönetimlerde bulunmalı. Seçim propaganda yöntemleri yeniden gözden geçirilmeli, yenilenmeli. Hiçbir çalışması olmayan Seçim büroları açmaktan vazgeçmeli, bunun yerine daha çok stand ve alan çalışması yapılmalı. Seçmenle empati kurarak seçmenle yakınlaşma sağlanmalı. Bu amaca yönelik reklam ve propaganda, afiş ve flamaların basımında psikologlardan, sosyologlardan yararlanmalıdır.
17)Kırsal kesime adaylar benimsetilemedi, büyükşehir yasası iyi anlatılamadı, sosyal sorunlara değinilmedi. Sonuç olarak kırsalda partinin genel siyaseti yapılmadı…




İsmail İNCİ,  26/04/2014

Hiç yorum yok: