26 Kasım 2014 Çarşamba

PKK TERÖRÜNÜN ÖNLENMESİNDE TEMEL DÜŞÜNCELER




KÜRT TERÖRÜNÜN ÖNLENMESİ SİYASETİNDE ÇÖZÜM SÜRECİ ANLAYIŞI VE KÜRT TERÖRÜNÜN ÖNLENMESİ İÇİN TEMEL DÜŞÜNCELER


TEVRAT'A GÖRE İSRAİL’İN BÜYÜK İSRAİL DÜŞÜ:
3.Musa'ya söylediğim gibi, ayak basacağınız her yeri size veriyorum.
  4. Sınırlarınız çölden Lübnan'a, büyük Fırat Irmağı'ndan bütün Hitit ülkesi dahil batıdaki  Akdeniz'e kadar uzanacak.”    TEVRAT: BÖLÜM 1-YEŞU,

 “23. Önünüzden kovacağım ulusların törelerine göre yaşamayacaksınız. Çünkü onlar
  bütün bu kötülükleri yaptılar. Bu yüzden onlardan nefret ettim.
  24. Oysa Siz onların topraklarını sahipleneceksiniz. Bal ve süt akan bu ülkeyi siz
  mülk olarak vereceğim, dedim. Sizi öteki uluslardan ayrı tutan Tanrınız RAB benim.” TEVRAT: BÖLÜM 20-LEVİLİLER.

PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜ ORTAYA ÇIKARAN NEDEN:
PKK terörü ve Kürt azınlık başkaldırısını sona erdirebilmek için her şeyden önce varlığını ortaya çıkaran nedeni ortaya koymak, temel niteliğini belirlemek gerekir: PKK terörü ve Kürt azınlık başkaldırısının temel niteliği, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölmek, zayıflatmak için İsrail,  Amerika, bazı Avrupa ülkeleri, eski Sovyetler, şimdiki Rusya gibi ülkelerin Türkiye üzerindeki emellerinin ortaya çıkardığı bir terör örgütü hareketinin olmasıdır. “…Türkiye bir ağaçtır. Gürlediği zaman budanacak, ölmeye yüz tuttuğu zaman da sulanacak. Eğer Amerika, Avrupa, eski Sovyetler, şimdiki  Rusya, Türkiye üzerindeki emellerinden vazgeçerlerse Türkiye'deki terör bıçakla pastayı kesmiş gibi biter. Eğer emellerinden vazgeçmezlerse, ASALA biter, PKK başlar, PKK biter, ASALA başla... "

1984 yılında ASALA terör örgütü zayıflarken, PKK terör örgütünün ortaya çıkması bir rastlantı değil, hazırlanan bir projenin uygulanmasının sonucudur. PKK terör örgütünü ortaya çıkaran neden, yukarıda belirtildiği gibi bazı ülkelerin emellerine ulaşabilmek için Kürt yurttaşlarımızı ve komşu ülkelerdeki Kürtleri kışkırtarak soğuk bir savaş, hatta zaman zaman PKK yetkili ve temsilcilerinin meydan okuyan açıklamalarında da görüldüğü gibi sıcak savaş ortamlarını aratmayan eylemleriyle ortaya çıkan bir savaş oyunu olmasıdır. Bu niteliği ile PKK terör hareketini basit bir terör olayı olarak değil, kentleri de içine alan bir savaş olarak görmek gerekir.

ASALA TERÖR ÖRGÜTÜ İLE PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ORTAKLIĞI VE ORTAK NİTELİKLERİ:
PKK terör örgütü ile ASALA terör örgütünün ortaya çıkardığı terör olayları arasında büyük benzerlikler vardır.
Ermeni terör örgütü ASALA’nın gerçekleştirmiş olduğu terör olayları özelikle 1979 yıllarında artmış, yapılan saldırılarda 42 Türk diplomat ile 4 yabancı uyruklu kişi yaşamını kaybetmiş, 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişi yaralanmıştır
ASALA’nın, Yunanistan'ın Egina adasında bir gizli askeri üssü bulunduğu, burada PKK örgütü mensuplarına da askeri eğitim verildiği ve eğitimi Yunanlı General Matafias'ın bizzat verdiği öğrenilmiştir.
PKK’yı da İsrail’in, (İsrail istihbarat örgütü MOSSAD’ın) eğitip Türkiye’ye gönderdiği çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir.
ASALA, 1981 yılı sonunda açıkladığı "siyasi programıyla" amaçlarını ve hedeflerini dünya kamuoyuna yayınlamıştır. Buna göre ASALA'nın amacı: "Demokratik, sosyalist ve devrimci bir hükümetin önderliğinde birleşmiş bir Ermenistan'ın kurulmasıdır." Bu amaca yönelik olarak birinci aşamada sosyalist ülkelerin ve diğer sempatizan ülkelerin desteği alınacak, ikinci aşamada terör yayılarak savaş dönemi başlatılacaktır. ASALA Ermeni terörü, Ermenilerin kurtuluş mücadelelerinin bir parçası olarak dünya kamuoyuna tanıtılacak, Türkiye’nin bütünlüğüne karşı bir hareket ile bütünleşecektir.

Bu stratejide ASALA-PKK terör örgütü arasında tam bir eşleşme bulunmaktadır ve bu eşleşme bu iki örgüt arasında  geçmişte işbirliği oluşturmuştur.  PKK terör örgütü ile ASALA terör örgütü aynı amaçları izleyen ve aynı temel niteliklere sahip, ortak birer örgüttür.

ASALA terör örgütü, İsrail, Amerika, sosyalist ülkeler ve Fransız yönetiminden ve çeşitli Ermeni kuruluşlarından almış oldukları büyük destekle rahatlıkla eylemler yapabilmiştir.

Ancak gelişen süreç içinde ASALA terör örgütünün,  ulusal kurtuluş davası güden bir örgüt değil, uluslar arası uyuşturucu ticareti yapan, kara para trafiğini yöneten, dünyada üst düzey bürokratlara şantaj yapan bir örgüt niteliği ile çıkması sonunu hazırlamıştır. Sovyetler Birliği ASALA liderlerinden, Agop Agopyan'ı  kendisi için  tehlikeli görmeye başlamıştı. ASALA Ermeni terör örgütü Papa suikasti, uluslararası uyuşturucu ticaretine karışmış birçok üstdüzey bürokratla ilgili birçok şey biliyordu. Atina'da bütün bildikleriyle birlikte, sabaha karşı, esrarengiz bir şekilde bir çifteyle öldürülmüştür.

Bir iddiaya göre Fransa Ebu Nidal'in vasıtasıyla Fransız gizli servisi, Agopyan'a muhalif bir Ermeni örgütüne sızmış, Agopyan'ın öldürülmesini sağlamıştı. Fransa Agopyan'ı ancak bir sebepten ötürü ödürmüş olabilirdi:  Agopyan'ın Fransa'da bakan seviyesinde ilişkileri vardı. Çok şey biliyor olabilirdi. Örneğin Orly katliamı Fransız istihbaratı tarafından önceden bilinmesine rağmen engellenmemişti. Bu katliamdan sonra Agopyan haricinde hemen hemen herkes yakalanmasına rağmen Agopyan yakalanamamıştı.

Orly havaalanı Baskını'ndan sonra Fransa bütün diğer Avrupa ülkeleri başkentler, ASALA üzerindeki korumalarını kaldırdılar. Marksist doktrine sahip bir örgüt olan ASALA terör örgütü,  "glasnost ve peresteroika" politikaları, Marksist doktrinin Süreç Mantığının tutarsızlığı sonucunda zayıflaması, bağlı olarak Doğu Blok’unda dağılma ile önemini ve değerini kaybetmeye başlar ve ASALA,   Filistin Kurtuluş Örgütü ile yakın bağlarından dolayı İsrail tarafından da tehlikeli olarak görülmesiyle eski gücünü daha da yitirir.
Bir iddia ya göre de ASALA'nın FKÖ ile anlaşmasından son derece rahatsız olan MOSSAD, Agop Agopyan'ı Atina'da öldürtmüştü.

ASALA'nın FKÖ ile anlaşmasından son derece rahatsız olan MOSSAD, MİT'e Lübnan'da bazı kampları basacağını, bu kampların arasında ASALA'nın da bulunduğunu, isterse operasyonlara katılabileceğini belirtmişti. MİT MOSSAD'ın bu teklifini kabul ederek MOSSAD'la birlikte yürütülen bu operasyonla ASALA’ya büyük darbe indirilmiştir. Bu operasyonda MİTin bir dönem en önemli ismi olan Hiram Abas'ı görevlendirilmişti. Hiram Abas,  Ermeni terörüne karşı MİT içinde ayrı bir şebeke kurmuştu.. Yapılan operasyonlar oldukça başarılı geçmişti. MOSSAD'ın ele geçirdiği bilgiler arasında ASALA'nın para kaynakları Türk diplomatlarının listesi ve bazı çok önemli bilgi kaynaklarının ismi bulunuyordu.


İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ SAVAŞI VE ASALA TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SAHNEDEN AYRILMASININ NEDENLERİ:
Avrupa ülkelerinin ASALA üzerindeki korumaya kaldırmaları ve istihbarat örgütlerinin Türk istihbaratçıları işbirliği sonucu ASALA terör örgütü elemanları tek tek avlanarak ortadan kaldırılmıştır. ASALA’nın ortadan kaldırılmasında, çeşitli uyuşturucu suçlarına adı karışan Ülkücülerin rolü abartılmaktadır. Hiram Abbas’ın MİT içinde yapmış olduğu düzenlemeler ve karşı casusluk faaliyetlerini ortadan kaldırması, ASALA  üzerindeki uluslararasındaki koruma şemsiyesinin kalkması, Marksist-sosyalist sistem doktrinin zayıflaması, ASALA terör örgütünü sahneden silmiş ancak, uluslar arası emeller sahneye ortağı ve benzer nitelikleri sahip PKK  terör örgütünü koymuştur.  

PKK terörün uzun süre önlenememesinin nedeni yapılan hatalar olmuştur. Bu hataların içinde bu hareketin temel niteliğinin belirlenememesi, Kürt terörünün ulusal bir kurtuluş hareketi olarak görülmesi, Marksist doktrine sahip olması ve uluslararası doktrin süreçlerindeki gelişmelerin anlaşılamaması ön planda gelmektedir. Bu bilinçsizlik ile birlikte istihbarat, güvenlik ve askeri güçler arasında eşgüdümsüzlük; istihbarat içinde karşı istihbarat hareketlerinin önlenememesi, istihbarat  birimlerinin dağıtılması; disiplinsizlik; siyaset alanındaki  kararsızlık, tutarsızlık terörün cesaretlendirilmesine, güçlenmesine neden olmuştur.

PKK TERÖRÜNÜN SAHNEDEN KALDIRILMASI STRATEJİSİ:
Bir terörün ortadan kaldırılması için öncelikle,  hastalıkların ortadan kaldırılması için mikrobunun kaynağının kurutulması zorunluluğu  mantığında olduğu gibi,  terörü ortaya çıkaran, besleyen, büyüten, güçlendiren; yöneten ve yönlendiren, organize eden kaynaklarının ortadan kaldırılması zorunludur. “ Taviz vermeyeceğiz, hukuk düzenini sağlayacağız, yaktırmayacağız, yıktırmayacağız, kardeşliği saplayacağız…vb” gibi söyleyişlerle PKK Kürt terörü önlenemez.   
                                                                                                                                                    PKK terör örgütünü sahneden silmek için bu örgütün eylemlerinin soğuk bir savaşın oyunu olduğu bilincine sahip olarak gerekli savaş stratejileri geliştirmek gerekmektedir. PKK  terör örgütünün elebaşları;  bir yandan uluslararası  istihbarat örgütleri ile işbirliği sağlanarak, ortak çıkarlar çerçevesinde işbirliğine ikna ederek kentlerde etkisiz hale getirilirken kırsalda, baskınlarla, gerilla savaşları..vb ile tek tek ortadan kaldırılmalıdır. Ortak işbirliği ve hareketin sağlanmasının,  ulusların çıkarlarının PKK terör örgütünü korumak, kollamak, desteklemekten geçtiği düşüncesini ortadan kaldırılmadan sağlanamayacağı bilincinde olmalıdır. Diğer yandan hukuk ve yasal yollarla terörün siyasal kaynaklarının ortadan kaldırılması zorunludur. Hukukun tüm açık yolları kullanılarak görünürde salt siyaset yapan aslında ise sevk ve idare eden, terörü organize eden, koruyan, besleyen, güçlendiren kaynakların başında gelen siyasal güçlerinin de ortadan kaldırılması, bu terörün sonlandırılması için zorunlu olarak görülmelidir. 
Açık ve etki altında kalmayan bir düşünce süreci olarak bu uygulamalar, AK Parti iktidarının “Açılım” veya “ Çözüm Süreci” siyaseti ile karşılaştırıldığında, uygulanan siyasetin ülkenin bölünmesi için ideal bir ortam oluşturduğu apaçık görülür. Bu siyaset ile İsrail ve diğer ülkelerin emellerinin gerçekleşmesine çalışılmaktadır. PKK terörünün ortadan kaldırılmasında AK Parti iktidarının değişmesi çok büyük önem taşımaktadır.

PKK TERÖRÜNÜN VE ULUSLAR ARASI TERÖR HAREKETLERİNİN ORTADAN KALDIRILMASINDA ULUSLAR ARASI ORTAK SİYASETİN ÖNEMİ: DÜNYA ULUSLARININ GELECEĞİ
Dış siyasetin güçlendirilmesi terörün önlenmesinde devleti güçlendirerek, PKK terör örgütünü zayıflatacaktır. Dış siyasetin güçlendirilmesi ortak işbirliği ve hareketi sağlayacağından terör örgütünün ortadan kaldırılmasının yolunu açacak ve hızlandıracaktır. Bunun yolunun da ulusların çıkarlarının PKK terör örgütünü korumak, kollamak, desteklemekten geçmediği, Türk devletinin dostluğundan, ortaklık ve işbirliğinden geçtiği düşüncesini kabul ettirmek gerekmektedir. Bazı ülkelere bu düşünceye ikna etmek için dış siyasette gerekli değişiklikler yapılmalı, ülkenin çıkarları ile aynı doğrultuda ülkelerle ortaklıklara gidilmelidir. Aynı amaca yönelik olarak ortak çıkarlarımızın çeliştiği ülkelerle de ortaklıklar sonlandırılmalıdır.

Son aşamada PKK terörü ve her türlü uluslar arası terörün, uluslar arası soğuk ve sıcak savaşların ortadan kaldırılmasının, giderek kıtlaşan dünyanın ekonomik kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesinin, ulusların ortak dış siyasal görüşlere sahip olma zamanının artık geldiği ve geçmekte olduğu bilincine sahip olmalarında bulunmaktadır.

 ABD’nin ve İsrail’in sürdürmüş olduğu Orta Doğuda ve hatta dünyadaki dış siyaset Türkiye’nin çıkarları ile çelişen bir siyasettir. Çünkü Kuzey Irak’taki Kürtlerle Türkiye’deki Kürtleri ayırmadan uygulanan bu siyaset,  Kürtleri bağlı olarak PKK’yı destekleyen, güçlendiren bir siyasettir. Bu siyaset Orta Doğudaki Arap çıkarları ile de çelişen bir siyasettir. Türkiye ve Arap ülkeleri için zararlı olan bu siyasette. Arap ülkeleri ile Türkiye’nin ve İran’ın çıkarları ortaktır. Bunun için bu ülkelerle Türkiye’nin ortak siyaset yürütmeyi amaçlaması gerekir. Avrupa Birliği, Türk Toplulukları devletleri, Arap ülkeleri ile birlik ve ortaklıkları arttırmak, katılmak yararlı olur. Dünyanın iyi bir geleceği de bu ortaklık ve birliklerin artmasına bağlıdır.

İsmail İNCİ,  26/11/2014